Cuma, Şubat 26, 2010

Dirildim dirildim, öldüm.

Bir blogum var benim değil mi ya? 20 gün olmuş yazmayalı...Blogumu unutmadım tabii ki ama yazacak şeyim yok. Yazacak çok şey var aslında ama yazacaklarımı toparlayacak kafa yok bende (: Düzlüğe çıkmak için tırmalarken kendini çukurda bulmak deyimi vardır ya, bana gayet uygun işte bu sıralar. Hep olmak isterken hiç olmak ya da...

Geçen Pazar İstanbul'daydım maç için. Her ne kadar sabahında sinir, stres yüklü olsa da gün güzeldi, iyi geldi hava değişimi.

Kısaca Dardy;
yorgun - argın - kırgın - sıkkın - bıkkın - karmaşık - çapraşık - bi garip - uykusuz - az biraz ruhsuz - çokça suskun - bazen Beyaz - paso Siyah - umutlu - yalandan da olsa; mutlu.

Cumartesi, Şubat 06, 2010

Uçurtma Avcısı

 

Önce kitabını, ardından da filmini izledim. İkisi de müthişti. Kitap, Khaled Hosseini'nin ilk romanı ve 2003'te yayınlanıp, 2006-2009 arası 3 yıl Uluslararası Çoksatar listesine girip ödül almış. Kitap okunası, film izlenesi kısaca...

Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.

Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.

Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları...

Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.

Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...

Bu gadget'ta bir hata oluştu

  © Blogger templates Brooklyn by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP